blog2
    İngilizce Öğrenmek

    -Okul Öncesi Dönemde Çocuklara Yabancı Dil Öğretimi-

    Başka biçimlere, durumlara giren ve gittikçe ufalan dünyamızda globalleşmenin bir yakınlaşma ve tanıma olgusu olması sonucu milletlerarası bilgi, haber vb. alışverişi yapma ve anlaşma mühim bir gereksinim halini almıştır. İngilizce’nin Dünyanın birçok yerinde konuşulan lisan olması, anne ve babaların evlatları için bu dili öğrenme talebini arttırmış ve öğretim yaygınlığını daha küçük yaşlara çekmiştir. Dil kazanmanın en konsantre, faal ve uzun süreli olduğu proses küçük yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Bu sebepten ötürü bütün yabancı lisanlarda ve yeni bilgilerde olduğu gibi, İngilizceye de ne kadar küçük yaşta başlanırsa öğrenme o kadar basit ve sürekli, her zaman geçerliliğini sürdüren bir şekilde olmaktadır. Yaşı ufak olan çocuklarda lisan öğrenme kendiliğinden gelişen bir prosestir. Bu çocuklar, erişkinlerin ya da gençlerin aksine, şuurlu bir öğrenme olmadan da lisan öğrenmeye heveslidirler. Çünkü çocuklar, istisnai bir durum mevzubahis değilse, konuşulanları duyma, yineleme/benzetme ve kuralları kendi başlarına idrak etme becerisine iyedirler. İngilizceyi dil bilgisi bazlı eğitim tipinde öğrenmiş bir erişkinden İngilizce konuşmanın oldukça güç olduğunu duymazlar ise, bu tür hiçbir düşünce akıllarına gelmez. Bu yüzden eğitim prosesinde pozitif güçlendirme çok mühimdir. Ana lisanını mantığa uygun ve ilkelerine göre konuşmaya girişmiş her çocuk ikinci lisanı bellemeye amadedir. Çocukların ferdî gelişimlerine göre bu durum değişiklik göstermekle beraber 4 yaşını bitirmiş her çocuğun ana lisanını aktif bir şekilde kullanmaya start vermesi umulmaktadır. Bilirkişi fikirleri de çocuğun 4 yaşına kadar ana lisanını gayet huzurla konuştuğunu, 3-6 yaşları arasında da asgari 3 lisanın becerisini kazanabileceği bir beyin strüktürü meydana geldiğini gerçekler.

    Minikler için 0-6 yaşları arası periyot yabancı lisan öğrenme bakımından hayati ehemmiyete sahiptir. Doğumdan itibaren 6 yaşına kadar çocuğun beynindeki nörofizyolojik sistem çok aktiftir ve bu düzenek vasıtasıyla lisan otomatik olarak beyne kaydedilmektedir. Çocuk duyduklarını sanki bir kasete kaydedercesine beynine kaydetmektedir. Bu periyottan sonra bu sistem niteliğini yitirmekte ve kayıt niteliği etkisini yitirmektedir. Minikler, ana lisanlarını öğrenmek için yaradılıştan iye oldukları lisan öğrenme becerilerinden İngilizce gibi başka bir dili öğrenmek için de faydalanabileceklerini kısa zamanda sezerler. Okul öncesi çağdaki çocuklar daha çok oyun gibi etkinlikler aracılığıyla öğrenirler. Bir erişkin katılımıyla yapılan faaliyetlerde yer alarak lisanı öğrenmeye hevesli hale gelirler. Önce etkinliği anlar, ardından erişkinin konuştuğu lisandan mana çıkarırlar.

    Miniklerin İngilizceyi gündelik hayatlarıyla özdeş duruma getirmek için daha çok olanakları vardır. Okul programları buna müsait oluşturulduğunda, bellekleri bir erişkin kadar fazla bilgiyle dolmadığından öğrendiklerini daha kolay akıllarında tutabilirler. Lisan öğrenirken bir erişkin gibi endişeye kapılmazlar.

    Ufak yaşlarda ikinci bir lisan öğrenmeye start veren çocuklar, yaşamlarının ileriki kısımlarında daha fazla lisanı öğrenmeye çabalarken aynı doğal öğrenme becerilerini değerlendirirler. Böylece, salt ana lisanını bilen bir çocuğa kıyasla yeni lisan öğrenme becerileri daha fazla ilerlemiş olur.

    Lisanı öğrenirken kendi başına öğrenen çocukların lisan telaffuzları diğer miniklere ve erişkinlere göre çok daha iyi olur. Antrparantez yabancı lisana ve lisanı konuşan kültüre karşı büyük hassasiyet gösterirler.

    Kaynak: http://cocukingilizceegitim.blogcu.com/okul-oncesi-donemde-yabanci-dil-egitimi/9504656 

    COMMENTS ( 0)

    Comment

    İlginizi Çekebilir:

    Lisan Öğrenmek ile ilgili

    Lisan Öğrenmek ile ilgili

    Ülkemizde İngilizce: Eğlenerek yabancı dil öğreniyorlar (Haber arşivinden)

    Ülkemizde İngilizce: Eğlenerek yabancı dil öğreniyorlar (Haber arşivinden)

    İngilizce öğrenmenin önemi ve lüzumu


Kapat